İmam Hatip Haberleri

logo

12 Şubat 2020

Antalya Alanya İlçe Müftülüğü, her hafta farklı bir camide hatim programı düzenliyor.

Alanya İlçe Müftülüğünce her hafta perşembe günleri farklı bir camide hatim programı düzenleniyor.

Bu kapsamda Değirmendere Mahallesi Camii’nde düzenlenen programa İlçe Müftüsü Dr. İhsan İlhan, din görevlileri, gençler ve vatandaşlar katıldı.

Yatsı namazının ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti sunuldu, salavat ve tesbihat okundu.

Sonrasında cemaate hitap eden Alanya Müftüsü Dr. İhsan İlhan, şunları kaydetti:

– Yaşantımızda Kur’an-ı Kerim olmadan cennete girmemiz mümkün değildir

“Müslüman demek Kur’an-ı Kerim’in bize öğrettiği kişilik ve şahsiyetle Allaha iman eden, peygamberlere iman eden, Peygamberin getirdiği bütün esaslara iman eden, Kur’an-ı Kerim’in emir ve hükümlerine ve Peygamber Efendimizin sünnetine tam bir teslimiyeti olan kişidir. Müslüman Allah’ın kendine vermiş olduğu isimden başka bir isme tenezzül etmeyen, Müslüman ismi ve kimliğiyle anılmaktan şeref duyan kişidir. Müslüman İslam’a uygun olmayan hususları reddeden ve duruşu belli olan kişidir. Peygamberlerin duasında Müslüman olarak ölmeyi Cenab-ı Hakk bizlere öğretiyorsa bunun üzerinde söz söylemenin hiç bir anlamı yoktur. Ölürken Müslüman olarak öleceğiz, dirilirken de Müslüman olarak dirileceğiz ve Müslüman olarak cennete gireceğiz. Müslüman olmadan yani kalbimizde iman, elimizde, hayatımızda, yaşantımızda Kur’an-ı Kerim olmadan cennete girmemiz mümkün değildir. Çünkü cennete girmenin, cenneti kazanmanın yolu Kur’an-ı Kerimdir.

– Kuran-ı Kerim ve sünnetten saptıran hangi görüş ve davranış olursa olsun hepsi batıldır

Kuran-ı Kerim ve sünnetten saptıran hangi görüş ve davranış olursa olsun hepsi batıldır ve ümmetin içerisine sokulmuş bir hançerdir. Allah katında tek din İslam’dır. İslam dinine inanan kişiye de Müslüman denir. Müslüman için en büyük aidiyet ve en büyük şeref budur. Bizler Peygamberimizin ölçüsüne uyarız. Peygamberimizin ölçüsüne uymayan hangi görüş ve davranış olursa olsun, kimden gelirse gelsin elimizin tersiyle iter, ayağımızın altına alırız. Bizim için onların hiçbir değeri ve kıymeti yoktur. Tek kurtuluş vardır, o da ümmet olmaktır. İbrahim milletinden olmaktır. Tefrika olacak her türlü görüş ve davranışa set çekmektir.”

Hadis sohbetlerine yoğun ilgi

Öte yandan Alanya Müftülüğünce her hafta salı günü Alış Camii’nde sabah namazından önce düzenlenen “Hadis Sohbetleri” devam ediyor.

Sabah namazı sonrasında İlçe Müftüsü Dr. İhsan İlhan, cemaate hadis sohbeti yapıyor.

Bu kapsamda düzenlenen son programda İlçe Müftüsü İlhan,  Peygamber Efendimizin şu hadis-i şerifini paylaştı:

“Allahım! Güzellik, iyilik, ibadet ve taatte bulunduğum zaman, hayır ve güzellikleri çoğalttığım zaman sevinen, hata ettiğim, yanlış yaptığım, günah işlediğim zaman üzülen kullarından eyle. Allah’ım bizi ilimle zenginleştir. Bizi takva ile yücelt. Bize takva ikram et. Bize afiyet nasip et. Yaratılmış olduğumuz gaye ile bizi meşgul et. Bizim için yarattıklarınla bizi meşgul etme. İstediğimiz şeylerden bizleri mahrum etme. Katımızda olan kötülüklere karşı senin katında olan hayırlardan bizleri mahrum etme. Bizi istiğfarımıza devam ederek hayatını yaşayan ve azabından emin kıldığın kullarından eyle.”

“Kur’an-ı Kerim bize dua etmemizi emrediyor ve nasıl dua edeceğimizi öğretiyor.” ifadesini kullanan Müftü İlhan, şöyle devam etti:

“Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’de bize dua etmemizi emrediyor ve nasıl dua edeceğimizi öğretiyor. Cenab-ı Hakk Mü’min Suresi 60. Ayette; ‘Bana dua edin, duanızı kabul edeyim.’ buyuruyor. Ayrıca hayatımızın duadan ibaret olduğunu ifade ediyor. Kur’an-ı Kerim aynı zamanda dua ile başlıyor ve dua ile bitiyor. Fatiha Suresi’nde neyi istememiz gerektiğini, taleplerimizin başına neyi koymamız gerektiğini bize öğretiyor. Hayatı anlamlandıran, hayatı güzelleştiren ve her iki dünyayı saadete erdirecek sırat-ı müstakimde olmanın ve orada sabit kalmanın duasını bizlere öğretiyor. Kur’an-ı Kerim’in son sureleri olan Felak ve Nas surelerinde ise üzerimize gelebilecek bütün musibet ve dertlere karşı, bizleri haktan, sırat-ı mustakîmden saptıracak unsurlara karşı Allah’ın yardımına sığınmamız gerektiğini bizlere öğretiyor.

– Dua ibadetin özüdür

Dua ibadetin özüdür. Hayatın kendisi duadır. Dua ederken şirke düşmeyelim. Dua ederken bütün isteklerimizi Allah’tan isteyeceğiz. Dua tevhittir. Dua genişlikte ve darlıkta, zorlukta ve kolaylıkta, her durumda yalnız ve yalnız Allaha sığınmak ve O’ndan istemektir. Dua ederken dikkatli olmamız gerekiyor. Kur’an okumaya başlarken de istiâze ile başlıyoruz. Yani Allah’a sığınarak ve ağzımızı temizleyerek Kur’an-ı Kerim’i okumaya başlıyoruz.

– Mümin Allah’ın rızasını kazanacak bir amel işlediği zaman sevinen kişidir

İhsan Allah’ın güzel gördüğü amelleri işlemektir. Hasene Allah’ın rızasını kazandıracak, güzel olan, insana huzur veren her türlü amel ve davranıştır. Mümin ise kendine cenneti kazandıracak, Allah’ın rızasını elde ettirecek bir amel işlediği zaman sevinen, hoşnut olan, gönlü sevgiyle, neşeyle dolu olan kişidir. Hata ettiği, günah işlediği zaman ise hemen tövbe edip günahlarından bağışlanma isteyen kişidir. Münafık ise işlediği günahları önemsemez ve daima çıkarına bakan kişidir. O nedenle münafık duruma göre iman edendir. Şartlar kendisine neyi getiriyorsa, menfaati nerdeyse onun değeri odur ve ona yönelir.

– Mümin Hakk’ın yanında yer alan kişidir

Mümin ilkeli, prensipli, Hakk’a tabi olan ve Hakk’ın yanında yer alan adamdır. Mümin elif gibidir. Müminde eğilme bükülme olmaz. Müminin tek esası vardır o da ‘İmanıma uyar mı, uymaz mı?’ sorusudur. İmanına uyarsa yanındadır, imanına uymazsa onun karşısındadır. O nedenle hadislerde de ifade edildiği gibi ‘Müminin günahı sırtında dağ gibidir.’ Münafığın günahı ise burnundaki sinek gibidir. Mümin günahının altında ezilir, günahının ağırlığıyla kendini heder eder. Münafık ise aldırış etmez.

– Tövbe Müslümanın hayatını değiştirmesidir

Tövbe Müslümanın hayatını değiştirmesidir. İstiğfar ise kalan izleri silmesi ve süpürmesi, onların bağışlanmasını istemesidir.

Sünnet ise Kur’an-ı Kerim’i en güzel bir şekilde anlama ve yaşama biçimidir.

Enfal Suresi 33. ayette Cenab-ı Allah; ‘Ey Resulüm! Sen içlerinde oldukça Allah onlara azap etmez, tövbe edip dururken de Allah onlara yine azap etmeyecektir.’ buyuruyor. Yani Cenab-ı Allah istiğfar ettiğimiz müddetçe, günahlarımıza bağışlanma dilediğimiz müddetçe, istiğfarla yaşadığımız müddetçe Allah’ın azabının dünyada ve ahrette olmayacağını bize garanti veriyor. Peygamberimiz de bunu duaya dönüştürüyor. İşte sünnet de budur. Sünnet Kur’an-ı Kerim-i en güzel bir şekilde anlama ve yaşama biçimidir.”

İlçe Müftülüğünce düzenlenen programlara dair Diyanet Haber’e açıklamalarda bulunan İlçe Müftüsü İlhan; “Programlarımızda dinimizin iki ana kaynağı olan Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini okuyup anlayarak hayatımıza tatbik etmek için gayret sarf ediyoruz. Cemaatimizle birlikte yatsı namazını kılıp, tesbihatımızı yapıyoruz. Ardından okunan hatimlerin duasını yapıyoruz, birliğimiz, beraberliğimiz ve kardeşliğimiz için dua ediyoruz. Gayemiz İslam’ı, Kur’an-ı Kerim’i, Peygamberimizin sünnetini en güzel bir şekilde anlamak, anlatmak ve yaşamaktır. Bu tür programlar aynı zamanda bizlerin daha da birlik ve beraberlik içerisinde olmamıza vesile oluyor. Bu vesileyle tüm halkımızı hatim programlarımıza, sabah namazı buluşmalarımıza ve hadis sohbetlerimize davet ediyorum.” dedi.

KAYNAK: DİYANET HABER

Share
16 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ