İmam Hatip Haberleri

logo

17 Temmuz 2018

Dijitali anlamayan neslini kaptırır!

Dijital dünyanın sadece teknolojik verimlilik olmadığını belirten Stratejist Yazar Abdullah Çiftçi, “Dijital dünyayı anlamayan devletler kendi çocuklarını, gençlerini küresel kurguculara kaptırır. Bu nedenle Türkiye’nin sosyologları, psikologları, düşünürleri, mütefekkirleri, dijital dünyayı masaya yatırıp bir yol haritası belirlemesi gerekir” diyor.

Sevgili okuyucularımız, bu hafta Stratejist Yazar Abdullah Çiftçi ile ‘Tek Dünya Devleti’ projesini, gizli örgütlerin planlarını, 4. Sanayi Devrimini ve gelecekte insanlığa problem olacak birçok meseleyi konuştuk…

Seçim döneminde sıkça dillendirilen bir mesele vardı; beka meselesi. Gerçekten beka problemimiz var mı?

21. yy’da dünya yeniden paylaşılıyor. Tüm dünya ülkeleri Ortadoğu’da, Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Yemen’de, Afganistan’da vs. Bu paylaşımı Türkiye olmadan yapmak ve Türkiye’yi de paylaşım masasına yatırmak için ülkemiz içeriden ve dışarıdan adım adım kuşatıldı. İçeriden FETÖ, PKK ile dışarıdan ise Suriye ile kuşatılmış durumda. FETÖ ile içeride istikrarsızlaştırma ve iç savaş çıkartma durumunda da Suriye’de PKK ile Türkiye’ye gireceklerdi. Ama 15 Temmuz’da Türk milleti FETÖ’ye okkalı bir Osmanlı tokadı attı, ordumuz da Fırat Kalkanı ve Zeytindalı Harekatı ile Suriye’deki kuşatmayı kırdı.

BEKA MESELESİNİ ALLAH’A ŞÜKÜR ATLATTIK

Dünyanın mevcut savaş, mücadele durumunda, eski bürokratik yapı ile mücadele etmemiz mümkün değildi. Başkanlık sistemi ile devlet hızlı ve etkin manevra kabiliyeti kazandı. Bu nedenle bu seçim bir beka meselesi idi. Milletin sağduyusu ile bu süreç atlatıldı.

Dijital dünyanın ideolojik yönünü anlayamayan devlet bağımsızlığını kaybetmeye mahkumdur diyorsunuz. Durum o kadar ciddi mi. Bu meseleyi biraz açabilir misiniz ne yapmalı?

21. yy’ın Yeni Dünya Düzeni aslında Blockchain tabanlı dünya düzenidir. Dünya dijital olarak yeniden yapılandırılıyor. Dijital teknolojiler kendiliğinden gelişmiyor. Geliştiricileri var ve geliştiricilerin de bir inancı var. Allah dünyayı yaratmış, dijital dünya tasarımcıları ise “Dijital Dünya”yı yarattık diyerek haşa Allah’a karşı savaş iddiasındalar. Amaç, dünya tarihine, dillere, kültürlere, din tarihine, değerlere, insan fıtratına, yaşama şekline, sosyalleşme şekline, aile yapısına, ulus devlet yapısına, para kavramına, devlet ile vatandaş ilişkilerine yeni bir format atarak yeni bir dünya tasarımı hesapları var.

İNSANLIK YENİDEN ŞEKİLLENDİRİLİYOR

Dijital dünya insanı her anlamda kontrol edebilmek için kurgulanmış bir proje. Sonuçta insana biyometrik çip takılarak kendileri cehennem zebanisi, diğer insanlar da ölümü ellerinde olan yaratıklar konumunda olduğu bir dünya kurgusu. Şu anda Çin’de uygulaması yapılan kurgu daha sonra tüm dünyaya yapılmak istenecek. Çin’de “yapay zeka” polisi ile insanlar takip altında. “Komşunu Takip Et” uygulaması ile herkes birbirini gözetliyor. Skaynet uygulamasında şu anda 170 milyon kamera var, yakında 400 milyona çıkartılacak. Caddede yürüyen biri ortalama 5 dk. içerisinde yüz tanıma sistemi ile bulunuyor. Öğrenciler sınıflarda takip ediliyor. Sosyal Kredi Sistemi ile yönetimin kurallarına uymayanlara, lokantalarda yemek yiyememe, tatile gitmeme, düşük hızda internet kullanma ve en sonunda da şehirden sürgün gündemde. Yani özgür bir düşünce ortamı yok, hakikatı arama faaliyetine izin verilmiyor. Bitnation ile yeni dijital devletler, kripto paralar ile de vatandaşla devlet arasındaki bağı kopartıp, devletlerin içini boşaltma peşindeler.

DEVLETLER UYANIK OLMAK ZORUNDA

Dijital dünya devletler için sadece teknolojik verimlilik ve ekonomik getirisi ile ele alınacak bir konu değil. Devletler devamını, vatandaşlarının neslinin devamı ile sağlar. Devletler kendi milli ideallarine yönelik vatandaşlarını eğitir. Dijital dünyayı anlamayan devletler ise kendi çocuklarını, gençlerini küresel kurguculara kaptırır. Bu nedenle Türkiye’nin sosyologları, psikologları, düşünürleri, mütefekkirleri, dijital dünyayı masaya yatırıp bir yol haritası belirlemesi gerekir.

SOSYAL MEDYAYI LEHİMİZE ÇEVİRDİK

Geleneksel medyanın yerini sosyal medya mı alıyor, küresel güçlerin bunda etkinliği nedir?

Küresel çaptaki Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal medya platformları küresel güçlerin üzerinde uzun yıllar çalışarak geliştirdikleri platformlar. Amaç, dijital dünya için dünya çapında aynı kültürde, yani dijital kültürde insan yetiştirmektir. Günümüzün insanının bilgilenme kaynağı artık sosyal medya platformlarıdır. Geliştiriciler, küreselciler ama sonuçta teknoloji kullanana hizmet eder. Örneğin; Gezi olaylarında sosyal medyadan gol yedik ama, 15 Temmuz darbe girişiminde ise sosyal medyayı iyi kullanarak süreci yönettik. Türk Milleti sosyal medyayı artık kendi amaçları için kullanıyor.

2071 İDEALİNE ULAŞMANIN YOLU EĞİTİMDEN GEÇİYOR

Milletimizin çoğunluğunun yaşam seviyesi Recep İvedik olsa da ufku hayali 1453 diyorsunuz. 15 Temmuz’da bunu gördük. Türk milletinin yeniden diriliş ve 2071 ideali için ne yapması gerekir?

Türkiye, 2071 idealine ulaşmak istiyorsa birinci öncelik kendi “insan kaynağını kontrol etmek” olmalıdır.

FETÖ ÇOCUKLARIMIZI ZOMBİLEŞTİRDİ

FETÖ’de gördüğümüz gibi Türkiye’nin genç beyinleri devşirildi. Osmanlı’nın hatırı kullanılarak Osmanlı Bakiyesi tüm Afro-Avrasya ülkelerinde çocuklar FETÖ üzerinden devşirilip, beynine format atılarak küresel kurgucuların amaçlarına uygun bir zombi haline getiriliyor. Türkiye, kendi milli ideallerine uygun bir eğitim sistemi ile geleceğe hazırlanmalı.

Küresel kurgucular sosyal medya, diziler, filmler vs ile kendi amaçlarına uygun insan yetiştirme peşindeler. Gençler bu kurgucuların elinden nasıl alınacak?

20. yy’da FETÖ, Opus Dei, Moon Tarikatı vs gibi cemaatler ile dünya insan kaynağını kontrol etmek isteyenler 21. yy’da bunu sosyal medya üzerinden deniyorlar. 20. yy’da siyasetçi yönetici satın alarak devletleri yönetmek isteyenler 21. yy’ın dijital dünyası ile halkı kontrol edip liderlere diz çöktürme peşindeler. Arap Baharı, Turuncu Devrimleri, Gezi olayları ve bir ön deneme yani simülasyon idi. Türkiye’nin yöneticiler, “Dijital Uygarlık” kavramını ve insanlığa getirilmek istenen “dijital düzeni” anlamadan geleceğe hazırlanmak mümkün değildir. Başarılı yazılımcı yetiştirebiliriz ama milli manevi değerleri, idealleri olan teknik insan yetiştiremezsek gençlerimiz gelecekte küresel kurgucuların personeli olacaktır.

4. Sanayi Devrimi ne tür bir sistem inşasında bulunacak?

ROBOTLA EVLİLİĞİN YOLU AÇILACAK

4. Sanayi Devrimi, Otonom Üretim ile yani robotlarla üretim ile insan yaşamına yeni düzenlemeler getirilecek. Robotlarla evliliğin önünü açmak istiyorlar. Robotlarla üretimin teknolojik kolaylığı ve ekonomik getirisi önemli ama bunu yaparken de insanı robota kontrol ettirilmemeli. Savaşçı robotlar ve yapay zeka polisleri ile gelecekte insanlığı kontrol etmek isteyen bir zihniyetin varlığı unutulmamalı. Alışveriş online sitelerden, teslimat dronelerle, akıllı, lojistik ve mega şehirler gibi yeni kent kavramları insana dair ne varsa “dijital” uygulamaları göreceğiz. 19-20. yy’da 2-3. Sanayi Devrimi ile dünya Kapitalizm ve Komünizm ile tanıştı. 4. Sanayi Devrimi de yeni kendi ideolojisini getirecektir.

ADNAN OKTAR DA FETÖ TAKTİKLERİNİ BİRE BİR KULLANMIŞ

Adnan Oktar gibi yapılar kime hizmet ediyor? Müdahale etmek için neden bu kadar yıl beklenildi?

Devlet, son 40 yıldır adım adım yerli görünen yabancıya hizmet eden FETÖ ile kuşatılmıştı. 17-25 Aralık FETÖ hamlesi ve 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası devlet içerideki yabancılarla işbirliğinde olan örgüt, cemaat vs’leri takibe aldı. Medyadan gördüğümüz Adnan Oktar’ın ilişkileri, bağlantıları iki yıldır takibe alınmış ve izlenmiş. Türk yargısı bir taraftan FETÖ, bir taraftan PKK ve diğer terör örgütlerine karşı amansız tarihi bir mücadeleye girişti. FETÖ’de belli bir mesafe alınınca sıra Adnan Oktar grubuna geldi sanırım. Adnan Oktar’ın villasından, müritlerinin evlerinden çok sayıda silah, döviz, tarihi eser vs çıkmış. Ayrıca 86 paravan şirket üzerinden “kara para aklama” şantaj ile zimmete mal, para geçirme suçlamaları var. Birçok bürokrat ve işadamına yönelik şantaj kasetleri var. Bunlar FETÖ’nün kullandığı taktikler. FETÖ terör örgütünü sevk ve idare edenler anlaşılan Oktar grubunun arkasındalar. Aynı taktikleri kullanıyorlar.Adnan Oktar grubunun her şeyden önce İslam Dininin değerlerini, kurallarını hiçe sayarak TV’de dansözlere din anlattırması milletin vicdanını yaralamıştı. Dini yapıları kontrol edemeyen devlet ayakta duramaz. Oktar benzeri yapılar, FETÖ gibi merkezinde İsrail’in bulunduğu uluslararası istihbaratın farklı amaçla kullandığı gruplar olduğu anlaşılıyor.

İSLAM DÜNYASINI YIKMA PEŞİNDELER

Global finans ağaları dünyayı özellikle İslam dünyasını nasıl dizayn ediyor?

Dijital dünya devletinin sahnelenmesi için insanların mevcut dini inancından vazgeçmeleri gerekir. Dijital dünya “birey” ister, İslam Dini ise “değerleri olan insan” ister. İslam hoşgörü dini, yardımlaşma dini, yetimler ve yoksullar yardımla ayakta. İslam’da da Vatikan benzeri kontrol edebilecekleri bir “fetva makamı” peşindeler. Mekke’de bir Halifelik ve isteğe göre fetva veren bir makam istiyorlar. Muhtemelen FETÖ bu amaç için yetiştirilmişti. 15. yy’da Katoliklerde reform yaptıkları gibi bu yüzyılda da “İslam’da Reform” adı altında düzenleme istiyorlar. Fransa’da Sarkozy öncülüğünde 300 kişinin Kur’an’dan Yahudilikle ilgili ayetler çıkartılsın bildirisi bu amaçla yapıldı. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ve Mısır’da darbeci general Abdülfettah El Sisi öncülüğünde “İslam’da Reform” peşindeler.

KAYNAK: FATMA GÜLŞEN KOÇA – YENİ AKİT

Share
158 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ