İmam Hatip Haberleri

logo

26 Ekim 2018

IQ testleri sınıfta kaldı

Araştırmalar artık şu noktaya geldi : Her çocuk yeteneklidir, önemli olan onu keşfetmektir.

Çünkü tek bir zekâ türünün olmadığı, çeşitli zekâ türlerinin bulunduğu anlaşıldı.

Kaldı ki, bu zeka türlerinin sabit olmadığı, beden gibi gelişime açık olduğu belirtilmekte.

Kısa adı IQ testi olan (Intelligence Quotient = Zekâ Derecesi) testinin hedefi zekâ katsayısını ölçmekti.

IQ TESTİ NETİCESİZ!

Ancak zaman içinde kişilere sorulan soruların herkeste aynı sonucu vermeyeceği, kişinin hayatı, kültürel geçmişi, çevresinin bu sorulara verdiği cevapları oldukça etkilediği ortaya çıktı.

1983 yılında Amerikalı Psikolog Howard Gardner insanın tek bir zekâsının olmadığı, birbirinden bağımsız birçok zekâsının olduğu tezini ortaya atarak standart IQ ölçüm ve teorilerinin zayıflığını ortaya koydu.

Klasik IQ hesapları, zekânın durağan sabit olduğu ve öylece kaldığı iddia ediyordu. Hâlbuki insan zekâsının her an gelişmeye müsait ve her değerlendirmede farklı sonuçlar çıkabilir olduğu gözlemlendi. Bu gerçekten yola çıkarak da günümüzde çocukların zekâlarını artıracak, yetenek ve kabiliyetlerini geliştirecek birtakım materyaller, gereçler ve etkinlikler planlanıyor. Daha önceden, üstün zekâlı ve yetenekli bir çocuğu keşfetmek oldukça önemliyken, artık biliniyor ki, her bir çocuk üstün yeteneklerle donanmıştır, ancak o yeteneklerin ortaya çıkması için uygun zemin gerekmektedir.

Her çocuk üstün

Çoklu zekâ kuramı, insanların farklı alanlardaki kabiliyetlerinin önünü açmak gerektiğini ortaya koydu.

Burada önemli olan ayrıntı şu; çocuğun yeteneklerini ortaya koyabilmesi için güven içinde oluşmuş uygun bir hayat alanı gerekir. Konuşturulmayan, soru sormasına fırsat verilmeyen ve yaptıkları sürekli eleştirilen, hep yanlışları aranan, fakat doğru davranışlar hem sohbet hem de model olarak sunulmayan çocukların zekâlarını geliştirecek ortam söndürülmüş olur.

Bütün bu gelişmeler ışığında bakıldığında çocukların IQ’sunun yüksek olmasını beklemek yerine çocuklarda farklı zekâ türleri olduğunu bilmek ve bu zekâ türlerini kullanabilecekleri, zengin öğrenme ortamları sağlayarak, onları sahip oldukları bu zekâ türlerine göre gelişimlerine fırsatlar tanımak gerekir.

Klasik anlayış şöyleydi

Çocukların üstün zekâ ve yeteneklerini anlayabilmek için iyi gözlemlemek ve bazı davranış ve hareketlerine dikkat etmek gerekiyor. Meselâ bunları;

Enerji seviyeleri, hareketlilikleri güçlüdür.

Erken yürümüşlerdir.

Erken konuşmuşlardır.

Bebeklik döneminde uykuya daha az ihtiyaç duyarlar.

Kullandıkları dil, başlangıçta bile yaşıtlarına göre daha gelişmiştir. Kelime zenginliği, ifade düzgünlüğü dikkat çeker.

Öğrenme hızları yüksektir. Çabuk ve kolay öğrenirler.

Düşünme becerileri gelişmiştir. Fikir üretmede daha aktiftirler.

Pek çok işlemi zihnen kolaylıkla başarabilirler.

Soyut fikirlere karşı ilgileri fazladır.

Hayal güçleri çok kuvvetlidir.

Yaş seviyelerinin 1-2 yıl üstündeki kitapları okumaktan hoşlanırlar ve anlarlar.

Keşfetmekten hoşlanırlar. Meraklıdırlar. Çok soru sorarlar ve ilgi alanları geniştir.

Hafızaları güçlüdür. Okuduklarını uzun zaman belleklerinde tutarlar ve hatırlarlar.

Çoğunlukla okula başlamadan önce okuma-yazma öğrenirler.

Mizah duyguları güçlüdür.

Aile ne yapmalı?

Çocukların, aslında bir “çocuk” oldukları unutulmamalıdır. En önemlisi onlardan olgun birey davranışları beklenmemelidir.

Meraklı tutumları, çok soru sormaları, devamlı öğrenme isteklerinin önüne engeller konulmamalı, hatta takdir edilmelidir. Bu konuda, sorularına sabırla ilgi gösterilmelidir. İlgisizlerin de aynı sabra ihtiyacı var.

Çocuk, değişik düşüncelerinden, orijinal fikirlerinden dolayı hemen eleştirmeye tabi tutulmamalıdır. Fikirlerine saygı duyulduğu daima hissettirilmeli fakat eleştirilmesi gereken konularda da, yapıcı bir yaklaşım içerisinde olunmalıdır. Beklenti yüksek tutulmamalıdır. Önemli olan “İyi insan, dürüst insan” olmasını istemektir.

KAYNAK: YENİ AKİT

Share
120 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ