Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Essen Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Gençlerinden “Soğuk Bir Günde, Sıcak Bir Yardım” Kampanyası

Essen DİTİB Eyalet Bölge Gençlik Birliği, pandemi süreci ve soğuk hava koşullarının etkili olduğu kış ayında sokakta yaşayan ihtiyaç sahiplerine “Soğuk Bir GündeSıcak Bir Yardım” sloganıyla yardım kampanyası başlattı.

Essen DİTİB Eyalet Bölge Gençlik Birliği gençler arasında toplayarak hazırladıkları yardım paketleri, Essen ve Dortmund şehirlerinde sokakta yaşayan 50’ye yakın ihtiyaç sahibine dağıtıldı.

Battaniye, hazır makarna ve çorba, çikolata, çay, su, mevye suyu, eldiven ve termo bardaktan oluşan yardım paketlerini, DİTİB’li gençler ihtiyaç sahiplerine bizzat kendileri teslim etti.

Komşusu açken, tok yatan bizden değildir

Farkındalığın artması ve iyiliklerin çoğalması amacıyla bu kampanyayı başlattıklarını ifade eden Essen DİTİB Eyalet Bölge Gençlik Birliği başkanı Sefa Ateş, “Üçüncü nesil geçler olarak burada doğduk, burada büyüdük. Bu toplumun parçasıyız. ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ diyen peygamberimizin ümmeti olarak, komşu hakkı ve paylaşım anlayışıyla yola çıktık. Yaşadığımız toplumda ihtiyaç sahibi insanların bir değer olduğunu gösterdik. ‘Soğuk Bir Günde, Sıcak Bir Yardım’ sloganıyla düzenlediğimiz kampanya ile bu soğuk kış gününde onların üzerlerini örtmek, bir farkındalık oluşturmak istedik” dedi.

Bu faaliyeti sadece bir kampanya olmaktan ziyade maneviyatı yükselten bir eylem olduğunu söyleyen Essen DİTİB Eyalet Bölge Gençlik Birliği başkan yardımcısı Seher Doğan da, “İlk başta olan önyargılarımda haksız olduğumun bir ispatıydı. Çok samimi insanlarla karşılaştık. Bazıları ise, daha muhtaç sahibi olanlar var diye, yardımımızı kabul etmediler. Bu cümleler ruhumu ısıttı ve ne kadar bencil olduğumuzu bana hatırlattı. Çok daha fazlasına sahip olduğumuz halde, daha fazlası için çabaladığımızı bir kez daha anlamış oldum. Benim ve arkadaşlarımın ziyadesiyle maneviyatını yükselten bir kampanya oldu.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Almanya’nın Hessen eyaletinde Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Cami Derneklerinden Yardım Eli

Altenstadt, Büdingen, Erlensee, Fulda, Gelnhausen, Hanau, Schlüchtern ve Wächtersbach DİTİB cami dernekleri, Büdingen’deki sel mağdurlarına 8 bin Euro bağışta bulundu.

Yoğun yağışların beraberinde sel ve su baskınının hayatı olumsuz etkilediği Büdingen’de ihtiyaçları karşılamak ve yaraları bir nebze olsun sarmak maksadıyla DİTİB cami dernekleri yardım seferberliği başlattı.

Erlensee DİTİB Fatih Camii başlattığı yardım kampanyası sonunda toplanan bağış Büdingen’e iletilmek üzere dernek başkanı Reşit Kaya, yönetim kurulu üyesi Emad Nayleh ve din görevlisi İbrahim Öz tarafından Erlensee Belediye Başkanı Stefan Erb’e teslim edildi.

Erlensee DİTİB Fatih Camii’nde yardım çekini teslim alan Belediye Başkanı Erb, camiyi ziyaret ederek cami ve toplumsal çalışmalar hakkında daha fazla bilgi edindiğini söyledi. Erb, “Camide tüm milletlerden insanların bir araya gelmesi memnuniyet verici. Büdingen’e destek olmak için düzenlenen bağış kampanyası buraya olan sosyal bağlılığı gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu ve teşekkür etti.

Büdingen DİTİB Camii’nin başlattığı kampanyanın ardından toplanan yardım, dernek başkanı Orhan Bilal Ayyıldız, din görevlisi İlhami Erel ve dernek yöneticileri tarafından şehrin belediye başkanı Erich Spamer’e teslim edildi.

Başkan Spamer, yapılan bağışlardan ötürü Büdingen DİTİB Camii’ne ve katkı sağlayan derneklere teşekkür etti.

Dernek başkanı Ayyıldız “Tarihi şehir Büdingen’de ve diğer bölgelerde yüzlerce vatandaşı vuran sel felaketi, büyük bir hasar meydana getirdi. Birçok aile evlerini terk etmek durumunda kaldı. Bizler de onlara yardım etmek ve zorlukları hafifletmek için, DİTİB camileri olarak toplumsal bir sorumluluk duygusuyla selden etkilenenlere yardımcı olmaya çalıştık” diye konuştu.

Büdingen’deki sel felaketi sonrası yaraları bir nebze olsun sarmak için DİTİB derneklerinin harekete geçtiklerini belirten Hessen Eyalet Birliği Başkanı Salih Özkan, “Bu şehrin ve bu toplumun sakinleri olarak bizlerin de komşularımıza yardımcı olmamız, hem inancımızın hem de insanlığımızın bir gereğidir” dedi. Özkan, “Sel, zor zamanlarda bir araya geldiğimizi gösteren bir dayanışma dalgasını tetikledi. DİTİB adına yardımların ulaştırılmasında derneklerimize ve kampanyamıza destek veren herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Eğitim Gündem İslamiyet

Müftülüğe Bağlı Çevrimiçi Kurslara Katıldılar, Hediye Kazandılar

Diyanet İşleri Başkanlığı, tüm dünyada etkisini sürdüren koronavirüs salgını sürecinde yüz yüze eğitim alma imkânından uzak kalan öğrencilere, yarıyıl tatilinde düzenlediği etkinliklerle dini bilgiler eğitimi vermeye devam ediyor.

Bu kapsamda Espiye İlçe Müftülüğüne bağlı Esentepe Camii din görevlileri, yarıyıl tatilinde çocuklarla çevrim içi ortamda buluştu.

Karne tatilinde açılan ve çevrim içi uzaktan eğitime katılan ve başarılı olan öğrencilere, düzenlenen törenle çeşitli hediyeler verildi.

Espiye İlçe Müftüsü Yavuz Koçak, “Öğrencilerin karne tatilinde Kur’an Kurslarımıza ilgisini artırmak üzere yaptıkları bu katkılarından dolayı Esentepe Cami İmam Hatibi Eşref Bayrak, Esentepe Cami Müezzini Ayhan Yıldız, kursa katılan öğrencilere ve öğrenci velilerine teşekkür ediyorum.” dedi.

Kursa katılan ve kursta başarılı olan öğrencilere hediyeleri Esentepe Camii’nde düzenlenen programda takdim edildi.
 KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Giresun’da Selde Yıkılan Cami Ve Kur’an Kursları Yeniden İnşa Ediliyor

Espiye’de 22 Ağustos 2020 tarihinde yaşanan sel felaketi nedeniyle tamamen yıkılan Yeşilköy Köyü Kızılçukur Mahalle Camii yeniden inşa ediliyor.

Sel felaketinde zarar gören Soğukpınar Beldesi Merkez Mahallesi Kaşdibi Mevki Camii ile Güzelyurt Köyü Yeni Camii, Kur’an Kursu ve cami lojmanında ise yenileme çalışması yapılıyor.

Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Espiye İlçe Müftüsü Yavuz Koçak, “Selde iki camimiz tamamen yıkıldı, iki camimiz ise zarar gördü. Sel afetinde tamamen yıkılan Yeşilköy Köyü Kızılçukur Mahalle Camii inşaatına yeniden başlandı. Soğukpınar Beldesi Merkez Mahallesi Kaşdibi Mevki Camii’nin halılarını yeniledik. Güzelyurt Köyü Yeni Camii’mizin ise lojman ve Kur’an kursu inşaatına başladık.” dedi.

Afette tamamen yıkılan Aydınlar Köyü Camii ile selin oluşturduğu hasar nedeniyle ibadete kapanan Avluca Köyü Camii için yer tespit çalışmalarının devam ettiğini belirten Müftü Koçak, “Selde yıkılan ve hasar gören camilerimizi kısa sürede hayırsever vatandaşlarımızın girişimleriyle imar etmeye gayret gösteriyoruz. Camilerimizin yapımında bizlere destek olan Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine (DİTİB) ve hayırsever vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

İstanbul Pendik İlçe Müftülüğü “Diyanet Dergileri Tanıtım Standı” Açtı

Pendik İlçe Müftülüğü, Diyanet İşleri Başkanlığınca yayınlanan dergilerin tanıtımını yapmak ve çocuk, genç, kadın, erkek toplumun tüm kesimleri ile Diyanet dergilerini buluşturmak amacıyla “Diyanet Dergileri Tanıtım Standı” açtı.

Açılan stantta din görevlileri tanıtımını yaptıklarını Diyanet dergilerini vatandaşlara hediye etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı dergilerinin toplumu din konusunda aydınlatma ve halkı sahih dini bilgiyle buluşturma noktasında önemli olduğuna dikkati çeken Pendik İlçe Müftüsü Musa Bilgiç, “Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından yayınlanan dergilerimiz önemli bir dini bilgi kaynağıdır. Pendik’in en işlek caddesinde Pendik Çarşı Camii önünde hem dergimizin tanıtımını yaptık hem de toplumun tüm kesimlerine ulaştırmaya çalıştık.” dedi.

Müftü Bilgiç, Diyanet dergilerinin tanıtımında ve dağıtımında görev alan din görevlilerine ve TDV genç gönüllülerine teşekkür etti.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Eğitim Genel Gündem İslamiyet

İstanbul Bakırköy İlçe Müftülüğü Gençlere Yönelik Faaliyetler Düzenliyor

Diyanet İşleri Başkanlığı koordinesinde ülke genelinde sürdürülen “Gençliğe Değer” projesi kapsamında, İstanbul Bakırköy İlçe Müftülüğü gençlere yönelik çeşitli faaliyetler düzenliyor.

Diyanet İşleri Başkanlığınca gençlere yönelik hazırlanan “Gençliğe Değer” projesi ülke genelinde sürüyor.

Proje kapsamında il ve ilçe müftülüklerince gençlere yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor.

Proje ile gençlerin milli ve manevi değerlerine bağlı olarak yetişmeleri hedefleniyor. 

Bu kapsamda çalışmalarını aralıksız sürdüren Bakırköy İlçe Müftülüğü, “Haydi Gel Camiye, Gönül Bağı Kuran Ol” sloganıyla bir dizi etkinlik planladı.

Çevrimiçi ve yüz yüze gerçekleştirilmesi planlanan etkinliklerde, ortaokul ve lise öğrencilerinin cami ve Kur’an kursları ile gönül bağı kurmaları hedefleniyor.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyeliklerine yapılan yeni atamalar Resmi Gazete’de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Üyeliklerine yeni atamalar yapıldı.

Atamalar 31389 sayı ve 8 Şubat 2021 tarihli Resmi Gazete’te yayımlandı.

Buna göre;

Diyanet İşleri Başkanlığında açık bulunan Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu üyeliklerine, 22/6/1965 tarihli ve 633 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararanamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Hamza Gökçe, Salih Akyüz, Sedat Aydınlı ve Feruuh Şen atanmıştır.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Eğitim Genel Gündem İslamiyet

Şanlıurfa İl Müftülüğü Suriye’nin Tel Abyad Ve Rasulayn İlçesinde Din Ve Dil Eğitimi Veriyor

Şanlıurfa Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Barış Pınarı Harekatı ile terör örgütlerinin işgalinden kurtarılan Tel Abyad ve Rasulayn ilçelerinde halkın talebi doğrultusunda Şanlıurfa İl Müftülüğü desteğiyle Kur’an-ı Kerim ve ilmihal dersleri veriliyor.

Tel Abyad’ın merkezindeki Ömer Bin Hattap ile Alibecliye camilerinde kurslarda başarı gösteren 240 öğrenci çeşitli hediyelerle ödüllendirildi.

– Türkçe dersleri de veriliyor 

Öte yandan, Halk Eğitim Merkezleri bünyesinde verilen Türkçe kursları da yoğun ilgi görüyor. Yunus Emre Enstitüsünün destekleriyle verilen Türkçe derslerine, öğretmenler ve yerel güvenlik görevlileri de katılıyor.

Uzun yıllar terör örgütlerinin baskısı altında kalarak milli ve manevi duygularından koparılmaya çalışılan bölge çocukları, Barış Pınarı Harekatının ardından eğitim öğretim hayatına yeniden dönmenin heyecanını yaşıyor.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Kur’an’a Adanmış Bir Ömür: Nuri Genç Hoca

Giresun İl Müftüsü Muhittin Oral, geçtiğimiz hafta vefat eden emekli Kur’an Kursu Öğreticisi Nuri Genç Hoca için anma mesajı yayınladı.

Giresun İl Müftüsü Muhittin Oral, geçtiğimiz hafta vefat eden emekli Kur’an Kursu Öğreticisi, ilim ve hizmet insanı Nuri Genç Hoca için anma mesajı yayınladı. 

Bir asra dayanan ömründe sayısız hafız yetiştiren merhum Nuri Genç Hoca’nın “gerçek bir din gönüllüsü” olduğunu kaydeden İl Müftüsü Oral, mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Ehl-i Kur’an; tam bir Kur’an emekçisi, Kur’an’la doymuş ve Kur’an’la doyurmuş bir hafız-ı Kur’an. Ehl-i hizmet; binlerce insanın gönlüne dokunmuş, derdiyle dertlenmiş, probleminin çözümüne yardımcı olmuş bir danışma makamı. Ehl-i tasavvuf; şeriata hürmetli, marifetullah ve tezkiye-i nefsi önceleyen bir mürşidi kâmil. Sorun çözen bir rehber, bu çağda din hizmetinin nasıl yapılacağını gösteren gerçek bir din gönüllüsü. Yerli ve milli kelimelerinin hakkını veren, tam bir Anadolu hocası. Her hayırlı işe koşan, sorumluluk sahibi, muttaki bir cemiyet önderi. Her zaman devletinin milletinin yanında, birleştirici ve bütünleştirici bir akil kişi. Bilgiyi öğütüp, taliplisine parça parça sunan, peygamber varisi bir alim. Zor zamanda mangal gibi yüreği ile korkmadan cesaretle öne geçen, gerçek bir mücahit. ‘Genç’ soyadının hakkını doksan yaşında da veren, bir dava adamı. Hakkında birkaç cümle değil kitaplar yazılmaya değer örnek bir insan. Vuslatın, bu salgında manevi şehadet rütbesini alarak gerçekleşti. İz bıraktın, iyi bilir, iyiliğine yürekten şahitlik ederiz. Mekânın cennet, makamın Firdevs olsun. Rabbim bizi cennetinde buluştursun inşallah.”

Emekli Kur’an Kursu Öğreticisi Nuri Genç, 91 yaşında Kovid-19 tedavisi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi’nde vefat etmiş, Sarayburnu Camii’nde kılınan cenaze namazına müteakiben Piraziz Tepeköy’de son yolculuğuna uğurlanmıştı.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Batman Valisi Hulusi Şahin Tarihi Camilere Bakım Ve Onarım Talimatı Verdi

Batman Valisi Hulusi Şahin, Kozluk İlçe Müftülüğüne bağlı tarihi camilerde incelemelerde bulundu, bazı tarihi camilere yönelik bakım ve onarım çalışması başlattı.

Tarihi 1500’lü yıllara dayanan Kozluk İlçe Müftülüğüne bağlı Hıdır Bey Camii ile 1700’lü yıllarda inşa edilen İbrahim Bey Camii’nde incelemelerde bulunan Batman Valisi Hulusi Şahin, tarihi camilerde bakım ve onarım çalışmalarının yapılması yönünde talimat verdi.

Sonrasında örgün eğitimle birlikte hafızlık projesinin yürütüldüğü Kozluk İlçe Müftülüğü Tepecik Bilge Erkek Yatılı Hafızlık Kur’an Kursu‘nu ziyaret eden Vali Şahin, Batman İl Müftüsü Turgut Erhan ve Kozluk İlçe Müftüsü Hasan Serçe’den hafızlık projesi kapsamında sürdürülen çalışmalara dair bilgi aldı.

Hafızlık eğitimi alan öğrencilerle sohbet eden Vali Şahin, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Yunus Emre’nin Hayatı ve Türk-İslam Dünyasına Tesiri

Yûnus Emre, yedi asırdan bu yana Balkanlar dediğimiz Evlâd-ı Fâtihân diyârlarından, Doğu Türk Dünyasına kadarki yerlerde, bütün Türk-islam illerinde ve gönüllerde saygı ve sevginin doruk noktasına çıkmış, Türk Milletinin en büyük şâiri, dervişi, tepe insanı durumuna gelmiştir.

Doğumu
Türk-lslâm Âleminin ve Tasavvuf edebiyatının en büyük şâiri, aşk ve gönül adamı, sevgi menbaı Yûnus Emre, tarihî kayıtlara göre, 1240 veya 1241 yıllarında Sivrihisar yakınlarında bulunan Sarıköy’de doğmuştur. Hayatta iken, büyük mürşid ve mübelliğ, büyük Türk mutasavvıfı Hacı Bektaşî Velî, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmi ile görüştüğü ve onların sohbetlerinden müstefid olduğu, Taptuk Emre’nin kırk yıl hizmetinde bulunduğu bilinmektedir.
Yûnus Emre’nin şiirleri, milletimizin kalbinde o derece yer etmiştir ki, dini özel gün ve gecelerimizde, mescid ve tekkelerde, sünnet merasimlerin de, hacı uğurlama ve karşılamalarında, oda ve oba sohbetlerinde, ferdî ve grublar halinde asırlardan beri hep söylenegelmiş, ilâni- hâye aşkla, vecdle, huzurla terennüm edilmeye devam edecektir.

Vefatı
Yûnus Emre, 80 veya 82 yıl yaşamış, 1320’de vefat ettiği zaman doğduğu yer olan Sivrihisar Sarıköy’e defnedildiği yine tarihi kayıtlarda geçmekte ise de, Bursa, Eğridir, Erzurum-Dutçu Köyü, Keçiborlu, Karaman, Kula, Konya-Aksaray-Sandıklı, Sarıköy, Ünye, Sivas gibi muhtelif yerlerde de merkadi bulunmaktadır. Gerçekten bu türbelerden sadece birinde medfun bulunduğu, diğerleri ise, aziz milletimizin, Yunus’a karşı bir saygı, sevgi ve hayranlık ifadesi olarak tesis ettikleri makamdır.
Mevcud vesikalara göre, Sarı- köy’deki türbenin gerçek mezarı olduğu bilinmektedir. Ancak, şu hususu hiç bir zaman unutmamak gerekir. “Onun yattığı yer, bütün Türk Milletinin kalbidir”
Şu tarihi realiteyi de, hiç bir zaman göz ardı etmememiz gerekir. Yûnus, nerede olursa olsun, hangi vatan köşemizde medfun bulunursa bulunsun, onu, bir muhitte, bir yerde göstermenin imkanı yoktur. O halde, nerede gömülü bulunursa bulunsun, yüce milletimiz, Yûnus’a aynı mesafede ve yakınlıktadır. Ayrıca, iftihar ediyor, kıvanç duyuyoruz. Niye? Böylesine büyük bir deha yetiştirmenin mutluluğu elbette ki bu bağrı yanık, hisli, duygusal, çilekeş, büyük Türk Milletine aittir.

Tahsili
Milletimizi arasında, Yû- nus’un okuma yazma bilmediği, ümmî bir şâir olduğuna yer yer inanılmaktadır. Halbuki, bu düşüncenin aksine, Yûnus Emre’nin okuma-yazma bildiği, zamanın medreselerinde iyi bir tahsil yaptığı, Arapça, Farsça ve İslâm tarihini öğrendiği şiirlerinden bilinmektedir. Vûnus’un, milletimizce ümmî gösterilmesinin sebebi ise şudur: Milletimiz, onu ululamak, yüceltmek, olduğundan daha büyük göstermek, şâirliğinin Allah tarafından verildiğini, vehbi ermiş-şâir olduğuna inanmak için, ümmî bilinmektedir. “Gerçi ümmîdir, ammâ debistân-ı Huda Sebak Hanıdır” (Okur yazar değildir, ama Tanrı okulunda ders görmüştür.) ifâdesi mes’eleyi genel bir şekilde aydınlığa kavuşturmaktadır. Gerçekten bütün bu sözler, Yûnus’un, engin gönüllü oluşuna, mütevaziliğine işârettir.
 

Eseri
Yûnus Emre’nin, divânı meşhurdur. Gerek hece vezniyle ve gerekse aruz vezniyle yazılmış şiirleri mevcuddur. Risâletün’-Nushiyye isimli eser de.Yûnus Emre’ye aittir. Tasavvufî bir aşk ve huşu içinde, bazen kıyametin dehşetinden, zaman zaman da cennetin ni’met ve güzelliklerinden bahseden şiir İlâhileri, deyişâtları bu gün bile terü-taze bir şekilde okunmakta ve her kesim tarafından gündemde tutulmaktadır.
Türkçemize Hizmeti
Yûnus Emre, yetişen Türk aydınlarının dâima ilgi odağı ve mevzuudur. Diğer taraftan Anadolu Türkçesinin kurucularından, temsilcilerinden, yücelticilerinden ve bu uğurda sa-’yü-gayret gösteren öncülerinden birisidir. Güzel Türkçemiz, Yûnus’un elinde ve dilinde, en mükemmel şeklini alarak zafere ulaşmıştır. Türkçemizin sesini, çehresini ve orijinalliğini zamanında en iyi aksettiren şâir O’dur.
Yûnus’un dili en güzel ve hâlis Türkçedir. Yûnus, milletimizin dilini, en canlı, en aydınlık bir halde kullanmıştır. Onun dilini sadece Türk- çeye münhasır kılmamak gerekir. Dolayısıyla, şiirlerin de, Arapça ve Farsça faktörler de taşımakla berâ- ber, İslam medeniyyeti içerisinde zengin bir Islâmi Türk dilidir. Yûnus, Hoca Ahmed Yesevi’nin, Türkistân diyârında başlattığı tasavvûfi Türk edebiyatını, Türkiye’mizde de yeşertmiş, bayraklaştırmış, en yüksek, zirve derecesine ulaştırmıştır. Yûnus, sadece memleketimizde değil, tüm yer yüzünde ebediyyen zihinlerden silinmeyecek, kalplerden sökülemeyecek bir şâirdir.

Türk-lslâm Dünyasına Tesiri

Rûm’dan çıktım yürüdüm,
Mum olup sızdım eridim,
Şükür Hakk’a yüzler sürdüm,
Ne güzel Kâ’be yolları.” gibi şiirlerinde de zikredildiği üzere, Yûnus Emre, yedi asırdan bu yana Balkanlar dediğimiz Evlâd-ı Fâtihân diyârlarından, Doğu Türk Dünyasına kadarki yerlerde, bütün Türk-islam illerinde ve gönüllerde saygı ve sevginin doruk noktasına çıkmış, Türk Milletinin en büyük şâiri, dervişi, tepe insanı durumuna gelmiştir.
Yûnus Emre’nin, Azerbaycan, İran, Nahcivan, Tebriz, Şiraz, Şuriye ve Anadolu’nun bir çok yerlerini gezdiği-dolaştığı yerlerde ilel-ebed bir iz bıraktığı şiirlerinden anlaşılmaktadır. Hatta günümüzde bile, yalnız vatanımızda değil, Türkiye dışında, bir çok ülkelerde ve özellikle Batı Âleminde de ilgi, alâka ve hayranlık çeken bir şâirdir. Binâenaleyh, Hoca Ahmed Yesevi’nin 12 nci asırda, Anayurt Orta Asya’da başlattığı, Türk tasavvuf hareketi, millet edebiyatı Yûnus Emre’de kemâl ve en olgun noktasına ulaşır.
Ayrıca, Yûnus Emre, Hoca Ahmed Yesevi’nin devamı olarak, onun Orta Asya’da yani, Doğu Âleminde ifa eylediği tasavvufun, özlerin milletimize ulaşmasındaki çaba ve gayretinin devamı ve altın halkasıdır.
Yûnus, “Gözü yaşlı, bağrı başlı” bir Anadolu Türkmen dervişidir. Hatta, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmi, onun hakkında şöyle der: “Mera- tib-i Mâneviyyeden her hangisine terakki eyledin ise şu Türkmen kocası Yûnus önüme çıktı.”diyerek, onun yükseldiği makamı tasdik eylemektedir.
Yûnus’un aksiyonu dış dünyaya doğru değil, ruhlara ve insanın mânâ derinliklerine, bâtıni âlemine doğrudur. O, gönüller fetheden, Fâtih bir memurdur. Türk medeniyetinin bir cephesinde Kılıç Arslan’ların, Osman Gâzi’lerin Allah’a adanmış kılıçlarının yanı başında “Keli- me-i Tevhîd” anlamının kılıcı vardır. Yâni, kılıç ile mânâ birleşerek Türk-lslâm Sentezinin temeli atılmıştır.
İşte bu temel, derviş olmuş, gazi olmuş, alp-eren olmuş ve Gaznelilerin, Karahanlı’ların, Selçûki’lerin, Osmanlıların ve yepyeni Türkiye Cumhuriyeti’nin ve tüm Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin köprüsü olmuştur. Yûnus, “Hak bülbülü” “Gönül adamı” “Aşk ve sevgi insanı” muhteşem ve büyük bir Hak ve halk şâiri olduğu için, sunduğu mesajında hem milli, hem de evrenseldir. Hem kendi asrının, hem de günümüzün iştiyâkla ve hasretle beklediği, muhtaç olduğu bir aşk adamıdır.
Yirminci asır boyunca kan ve kıtalin yoğunlaştığı, insanların birbirlerini acımasızca ve hunharca katlettiği, Bosna-Hersek dramının yaşandığı, Çeçenya vahşetinin bütün dünyanın gözü önünde işlendiği, “Hak Kuvvettedir” prensibinden hareketle, zâlim, haksız ve güçlü- nün haklı, mazlumların göz yaşlarının ceyhûn olduğu ve insanları dil- hûn ettiği bir dönemde yaşıyoruz. Bu dünyaya kavga için gelmediği, sevgi için geldiğini izâr eden derviş Yûnus’un hasretini çekiyoruz.
Şer ve nifakın kol gezdiği, hoş görünün yerini kabalığın aldığı, insanımızı bir birine düşürme oyunlarının oynandığı günümüzde dilerizki, “Berigel barışalım, / Yâd isen bilişelim, / Atımız eyerlendi / Eştik elHamdü lillâh” diyecek Yûnus lar gelecek, birliğimizi ve beraberliğimizi sağlayacaktır.

Netice
Yûnus’un, yedi asırdan beri, vatanımızın her tarafında, batı’ta ve doğu Türk dünyasında aşkla ve şevkle okunan “Yemen İllerinde Veyse’l-Karâni” hoş sedası, ebediyyete kadar söylenecektir. Mevlidlerimizi, meclislerimizi, mescidlerimizi, tören ve şölenlerimizi şenlendirmeğe devam edecektir. Güzel Türkçemiz hizmeti Türkiye’mize olduğu gibi, yeni Türk Cumhuriyetlerimize de ulaştıracak, dilde, fikirde, işde, hedefte iş birliğinin kurulmasında Inşaallah manevi öncü vazifesi görecektir.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Eğitim Genel Gündem İslamiyet

Sakarya İl Müftülüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü Gençler İçin Bir Araya Geldi

Sakarya Valiliği koordinesinde Sakarya İl Müftülüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen “Geçmişe İz Geleceğe Biz” projesinin tanıtımı yapıldı.

Sakarya Valisi Çetin Oktay Kaldırım tarafından kamuoyuna duyurulan projenin tanıtım toplantısı, Şehit Erol Olçok Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Koronavirüs tedbirlerine riayet edilerek düzenlenen toplantıda, projeden sorumlu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mehmet Salih Güvendi ile proje uzmanı Nazmiye Kıyak, “İnsana Dair Değişenler, Geleceğin İnşasında İhtiyaç Duyulan Değerler Projesi” olarak da ifade edilen projenin detaylarını paylaştı.

Sakarya Valiliği himayesinde yürütülecek proje kapsamında özel program ve etkinliklerle Sakarya genelindeki çocuk ve gençlere ulaşılması hedefleniyor.

“Huzur ve güven veren toplumsal yapının oluşturulabilmesi için geçmişin izlerini geleceğe taşıyabilmek ve bunu yaparken toplumsal dengenin korunmasını sağlamak elzemdir.” düşüncesi ile yola çıkılan projede, Sakarya merkezde ve ilçelerde “Z kuşağı” olarak tanımlanan gençlerin kendi aralarında oluşturacağı takımlarla katılabilecekleri etkinlikler planlanıyor.

Proje kapsamında planlanan etkinlikler şöyle:

Sanat festivalleri (müzik, şiir, tiyatro, sinema), doğa kampları, spor müsabakaları, dijital beceri geliştirme yarışmaları (robot yarışmaları vb.), geleneksel sanatlar (gölge oyunu, orta oyunu, ebru sanatı, tezhip vb.), meslek tanıtım günleri (tahta kaşık, semer, pabuç, hasır, süpürge yapımı gibi Sakarya ile özdeşleşen ancak günümüzde kaybolmaya yüz tutan meslekler), sergiler (geleneksel sanatlar, fotoğraf, karikatür, yazı sanatı vb.).

Projenin yürütme kurulu da gençler tarafından belrlenen temsilcilerden oluşuyor.  

Proje kapsamında çalışmalar; “Her Mahalle Okul Olacak” sloganıyla sürdürülüyor.

KAYNAK: DİYANET HABER