Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Fidan dikimi etkinliklerine İl ve İlçe Müftülükleri ile Türkiye Diyanet Vakfı Şubeleri de destek verdi

“Geleceğe Nefes, Dünyaya Nefes” sloganıyla yurt içi ve yurt dışında düzenlenen fidan dikimi etkinliklerine İl ve İlçe Müftülükleri ile Türkiye Diyanet Vakfı Şubeleri de destek verdi.

İstanbul

İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü etkinlikleri kapsamında İstanbul Müftülüğü bahçesine zeytin ağacı fidanının dikimini gerçekleştirdi.

Zeytin ağacının sağlığı da ifade ettiğini belirten Müftü Maşalı, “Rabbim, başta bu fidan olmak üzere bu kampanya vesilesiyle dikilen fidanları, birliğimizi, beraberliğimizi, bereketimizi, sağlığımızı ve sıhhatimizi temin etmeye vesile kılsın. Topraklarımıza bereket getirsin.” dedi.

Batman

Hasankeyf İlçesinde bulunan yeşil kuşak alanında düzenlenen fidan dikme törenine Batman Valisi Hulusi Şahin, İl Müftüsü Turgut Erhan diğer kamu kurum yöneticileri, STK temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Saat 11.11’de 81 İl’de aynı anda gerçekleştirilen 11 milyon adet fidan dikimi için tarihi ilçe Hasankeyf’te yapılan konuşmaların ardından binlerce fidan toprakla buluşturularak, can suyu verildi.

Şırnak

Ülkemizin orman varlığını arttırmak ve gelecek nesillere daha yeşil bir Türkiye bırakmak amacıyla düzenlenen etkinlik, Şırnak’ta 7 ayrı lokasyonda gerçekleştirilerek 68.550 adet fidan dikildi.

Şırnak Üniversitesi Kampüs Alanındaki etkinlikte Vali Vekili Tunahan Efendioğlu, gençlerle bir araya gelerek fidanları toprakla buluşturdu.

Fidan Dikim Etkinliğine Vali Vekili Tunahan Efendioğlu ile birlikte Belediye Başkan V. Kamil Kurt, Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Erkan, Cumhuriyet Başsavcı V. Cihat Karakaya, Vali Yardımcısı Faruk Doğru, Jandarma Bölge Komutan Yardımcısı Albay Hakan Keskin, Çakırsöğüt Komando Tugay Komutan Yardımcısı Albay Hacı Halil Karapür, İl Emniyet Müdürü Mustafa Emre Başbuğ, İl Müftüsü Ramazan Tolan, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

Ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan büyük öneme sahip olan ormanlarımızı korumak, sürdürülebilir şekilde yönetmek ve gelecek nesillere daha yeşil bir Türkiye bırakma amacı ile her yıl 11 Kasım günü “Milli Ağaçlandırma Günü” olarak kabul edilmişti. 

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Giresun Nurcan Kaleli Yatılı Kur’an Kursu’nun temeli törenle atıldı

Şebinkarahisar Müftülüğü ve Şebinkarahisar Cami ve Kur’an Kursları Yaptırma ve Yardımlaşma Derneği iş birliği ile inşa edilecek olan 100 öğrenci kapasiteli Nurcan Kaleli Yatılı Kur’an Kursu’nun temeli törenle atıldı.

Koronavirüs tedbirlerine riayet edilerek düzenlenen törende konuşan İl Müftüsü Muhittin Oral, Allah’ın rızasına kavuşmak için yapılan her iyiliğin mükafatının büyük olacağını belirtti.

Müftü Oral, inananların Allah yolunda iyilik yapmaktan geri kalmamaları gerektiğini belirterek, “Yüce Allah Kur’an’ı Kerimde, ‘Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Eğer siz Allah’a güzel bir borç verirseniz Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını verendir, Halimdir.’ buyurmaktadır. Ayetlerde anılan amaç doğrultusunda hareket edip, Allah’ın rızasına kavuşmak için infakta bulunan hayırsever vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu hayırlı hizmetin en kısa sürede tamamlanması için yapımında emeği geçen herkese Allah’tan sağlık ve muvaffakiyet diliyor, kendilerini tebrik eriyorum.” dedi.

Hafızların memleket için bereket vesilesi olduğunu ifade eden Şebinkarahisar İlçe Müftüsü Hüseyin Buroğlu ise “İnşallah gelecekte buradan milli ve manevi değerlerine sahip nice hafızlar ve nice güzel ahlaklı nesiller yetişerek ülkemize ve şehrimize en güzel şekilde hizmet edecekler.’’ ifadelerini kaydetti.

İnşa edilecek Kur’an kursu hakkında bilgilendirmede bulunan İlçe Müftüsü Buroğlu, ‘‘Şebinkarahisar Müftülüğümüz ve Şebinkarahisar Cami ve Kur’an Kursları Yaptırma ve Yardımlaşma Derneği iş birliği ile yaptırılacak olan Kur’an kursu temelde 416 metrekarelik alan üzerinde yükselecek. Toplam 5 kat olarak inşa edilmesi planlanan kurs binası toplamda 2 bin 80 metrekarelik kapalı alana sahip olacaktır.” dedi.

Konuşmaların ardından İl Müftüsü Muhittin Oral tarafından yapılan dua ile Nurcan Kaleli Yatılı Kur’an Kursu’nun temeline ilk harç döküldü.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Eğitim Genel Gündem İslamiyet

MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Salgın Dönemi Eğitim Faaliyetleri Tanıtan İnfografikler Hazırladı

COVID-19 Salgını Dönemi Eğitim Faaliyetleri Tanıtan İnfografikler Hazırlandı.

Bu kapsamda; 

  • Uzaktan Eğitim Çalışmaları
  • KTS Tabanlı Güncellemeler
  • Dijital Ortamda Toplantılar ve Buluşmalar
  • Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Yatılı Kaldığı Uluslararası AİHL’lerde Eğitim-Öğretim, Kültür-Sanat ve Spor Etkinlikleri 
  • Akademik Başarıyı Artırma ve Etkili Tercih Stratejileri Buluşmaları
  • Kan Bağışı Kampanyası ve Öğretmenlerin Vefa Çalışmaları
  • Tanıtım Materyalleri 

başlıklarında infografikler hazırlandı.

KAYNAK: MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Diyarbakır İl Müftülüğü, Türkiye Diyanet Vakfı ve Türk Kızılay işbirliği ile “Kan Bağışı’’ kampanyası düzenledi

‘‘1 Damla Kan, Binlerce Gönüle Can’’ sloganıyla düzenlenen kampanya kapsamında din görevlileri ve Türkiye Diyanet Vakfı Gönüllüleri, Kızılay Kan Merkezi’ne gelerek kan bağışında bulundu.

Müftülük, kan bağışı projesiyle salgın sürecinde azalan kan bağışını artırmayı hedefliyor.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Eskişehir İl Müftülüğü lösemili çocukların yüzünü güldürecek

Eskişehir İl Müftülüğü, Türkiye Diyanet Vakfı Eskişehir Şubesi Kadın Kolları işbirliği ile lösemili çocuklara ve ailelerine destek olmak amacıyla bir yardım kampanyası başlattı.

‘‘İyilikle Gülümset’’ sloganıyla başlatılan yardım kampanyası kapsamında lösemili çocuklara kıyafet ve oyuncak hediye edilecek.

Kampanya hakkında Diyanet Haber‘e değrelendirmelerde bulunan İl Müftüsü Bekir Gerek, ‘‘İl Müftülüğümüz himayelerinde yakın zamanda faaliyetlerine başlayan Türkiye Diyanet Vakfı Eskişehir Şubesi Kadın Kollarımız, çıktıkları iyilik yolculuğunda bu kez çocukların gülen yüzü olacaklar. Daha önce sel felaketi yaşayan Giresun’a yardım eli uzatan ve pandemi sürecinde büyük bir özveri ile çalışan din görevlilerimiz, iyilik için adeta seferber olmuştur.’’ dedi.

İl Müftülüğü olarak toplumun her kesimine hizmet verdiklerini kaydeden Müftü Gerek, ‘‘Diyanetimiz ve Türkiye Diyanet Vakfımız nerde bir mazlum, nerede bir mağdur ve nerede bir ihtiyaç sahibi varsa onun yanındadır. Bizler de İl Müftülüğü olarak özellikle toplumumuzdaki ayrıcalıklı gruplara önem veriyoruz. Engelli vatandaşlarımıza, şehit ve gaziler ile ailelerine, mültecilere, sevgi evlerindeki çocuklara, huzurevindeki yaşlılara ve kadınlara yönelik birçok proje ve faaliyet gerçekleştiriyoruz. Bu noktada lösemili çocuklarımız için bir farkındalık oluşturmak ve onların bu zorlu yaşam mücadelesine destek vererek yüzlerinde bir tebessüm bırakmak için bir yardım kampanyası başlattık. ‘‘İyilikle Gülümset’’ sloganıyla çıktığımız bu iyilik yolculuğunda tüm vatandaşlarımızı hayır kervanımıza katılmaya davet ediyor, projeye destek veren başta TDV Eskişehir Kadın Kollarımız olmak üzere tüm personelimize yürekten teşekkür ediyorum. İyilikle kalın, iyilikle gülümsetin ve unutmayın ki dünyayı iyilik kurtaracak.’’ şeklinde konuştu.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Sincan’da “Hafızlığı Muhafaza Kursu” başladı

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hafız personele yönelik “Hafızlığı Muhafaza Hizmet İçi Eğitim Kursu” Sincan’da başladı.

Düzenlenen kursa ilişkin Diyanet haber’e değerlendirmede bulunan İlçe Müftüsü Mevlüt Topçu, “Başkanlığımızın gönderdiği talimatlar doğrultusunda iki grup halinde devam eden Hafızlık Muhafaza  kursuna ilk etapta yirmi hafız hocamız katılmaktadır. Sabah grubunda imam hatip ve müezzin kayyım olarak görev yapan hocalarımız öğleden sonraki grupta ise Kur’an Kursu Ööğreticisi olarak görev yapan hocahanımlar devam etmektedirler. Altı ay sürecek olan Hafızlığı muhafa kursuna gruplar halinde Sincan müftülüğüne bağlı olarak görev yapan tüm hafız hocalarımız dahil edilecek.” ifadelerini kullandı.

Topçu, sabah ve öğleden sonraki grupları ders başlangıcında ziyaret ederek, hafızlığı muhafazanın öneminden ve bu kursların personel üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yaparak bütün kursiyerlere muvaffakiyetler dileyerek ilk dersi başlattı.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

2020 Yılı Öğretmen (Kur’an-ı Kerim) Sınavı Yer ve Tarih Duyurusu

Diyanet İşleri Başkanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünce yapılan duyuruda, şu ifadelere yer verildi:

“2020 Yılı Öğretmen (Kur’an-ı Kerim) Sınavı’nın sözlü sınava katılmaya hak kazanan adaylar, “Sınav Giriş Belgesi”ni (https://dibbys.diyanet.gov.tr) adresinden alabileceklerdir.

Adaylar, T.C. Kimlik No’lu kimlik belgelerinden (nüfus cüzdanı, pasaport) biri ve sınav giriş belgesi ile birlikte saat 09:00’da sınav giriş belgesinde belirtilen sınav tarihi ve sınav merkezinde hazır bulunacaklardır.​”

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Almanya’da iki camiye tehdit ve hakaret içerikli mektup gönderildi

Almanya’da Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı Bavyera eyaleti Dietenhofen Sultanahmet Camii ile Baden-Württemberg eyaleti Hüfingen Mescid-i Aksa Camii’ne posta yoluyla hakaret ve tehdit içerikli mektup gönderildi.

Dietenhofen DİTİB Sultanahmet Camii’ne posta yoluyla İslama ve Peygamberimize çirkin sözleri muhteva eden mektup gönderildi.

Dernek Başkanı Hüseyin Yağlı’nın verdiği bilgiye göre 2-3 gün içerisinde camilerine posta yoluyla mektup gönderildiği ve kendisinin posta kutusunu 5 Kasım 2020 tarihinde açtığını ifade etti. Camilerine postaların saat 10-11 arasında dağıtıldığı belirten Yağlı, posta kutusunu 18.00’de açtığını ve Chemnitz mühürlü bir zarf içerisinde İslama ve Peygamberimize çirkin sözleri muhteva eden hakarek içerikli mektubu polisle paylaştığını söyledi. Yağlı, Dietenhofen polisinin camiye gelerek, poşet içerisine zarfı alıp inceleme paşlattığını ve üç sayfadan oluşan tehdit ve hakaret içerikli mektupta İslam ve Peygamber karşıtı ifadeler, karikatür krizi ve Viyana’daki saldırıdan da bahsedildiğini kaydetti.

Yağlı, “Zaman zaman etkinliklerimize Alman komşularımızı davet ediyoruz. Kurulduğu günden bugüne kadar komşularımızla iyi ilişkiler içerisindeyiz. Bu çirkin içerikli mektup bizleri derinden üzmüştür. Hem bizi hem de cemaatimizi endişelendirdiği kadar komşularımızı da üzmüştür” dedi.

Hüfingen DİTİB Mescid-i Aksa Camii’ne posta yoluyla İslama ve Müslümanlara yönelik tehdit içerikli mektup gönderildi.

Dernek başkanı Hakan Taşdemir konuya ilişkin yaptığı açıklamada: „1996 yılında kurulan ve 230 üyesi bulunan cami derneğiyiz. İlk defa böyle bir saldırının olması açıkcası bizleri üzdü. Yerel yönetimlerle, komşularımızla yakın ilişkiler içerisindeyiz. Kapımız herkese açık olarak faaliyetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Düzenlediğimiz etkinliklerde başta komşularımız olmak üzere okullardan ziyaretçi gruplarını ağırlıyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde huzurlu bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz“ diye konuştu.

“İslam ne Almanya‘ya aittir ne de Avrupa’ya. İslamı Almanya‘da yok edeceğiz, İslamcıları yok edeceğiz” ibarelerinin yer aldığı tehdit yazısı, posta yoluyla camilerine gönderildiğini ifade eden Taşdemir, 5 Kasım 2020 tarihinde gelen mektubu, belde emniyetiyle paylaştıklarını söyledi.

Taşdemir ayrıca, mektubun Hüfingen’e 30 kilometre uzaklıkta Villingen Schwenningen‘den pul ve damgalı olarak gönderildiğini ve polisin olayla ilgili inceleme başlattığını belirtti.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Türkiye İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Konseyi’nden basın açıklaması

Türkiye İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Konseyi, Fransa, Avusturya ve Afganistan’da meydana gelen şiddet eylemlerine yönelik basın açıklaması yayınladı.

Son zamanlarda Fransa, Avusturya ve Afganistan’da meydana gelen şiddet eylemlerinin, temel insan haklarından olan hayat hakkına yönelik kitlesel bir saldırıya dönüşme eğiliminde olduğu belirtilen açıklamada, dünyanın hemen her yerinde yaşanan terör olaylarının din, dil ve ırk farklılıkları gözetilmeksizin tüm insanlığı içine alan bir kaos ortamını beslediğine dikkat çekildi.

“Yaşanılan saldırılarda ölenlerin kimliğine bakmaksızın hep birlikte üzüldüğümüz gibi saldırıyı gerçekleştirenlere karşı da hep birlikte tepki vermek zorundayız” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Hiçbir terör olayı makul sebepler üretilerek meşrulaştırılamayacağı gibi hiçbir acı da hafife alınamaz. Ayrıca insanlığın evrensel tarihi, çatışmaların değil barışın ve huzurun tarihi olarak anılmaya değer örnekler içerir. Şayet tarihin bu umut verici yüzüne odaklanamaz; hayat hakkı, barış, huzur, özgürlük, adalet, bir arada yaşama kültürü gibi temel değerlere sahip çıkıp yüceltemezsek ötekileştirme, çatışma, terör ve savaş gibi felaketlere karşı insanlık bütünüyle savunmasız kalacaktır.

20. yüzyıl şiddetin, nefretin, öfkenin ve doğal felaketlerin görülmemiş boyutlara ulaştığı bir zaman dilimi olarak hafızalara kazınmıştı. Bu yüzyıla damgasını vuran iki dünya savaşının, iktisadî buhranların, isyanların, katliamların,  suikastların, faciaların, salgınların etkileri ortak hafızadan henüz silinmemişken yeni acıların tohumlarını eken bir dünyaya uyanıyor olmak, insanlık adına işlenen hataların en büyüğü olacaktır. İlk yirmi yılını yaşadığımız bu yüzyılda ne yazık ki bir önceki asrın kahredici olaylarını ve insanlığın geleceğini karartan hadiseleri birebir tecrübe etmekteyiz. Mahalli savaşlar ile başlayan, isyan hareketleri ile devam eden, göçler ile insanlık dramına dönüşen bu olaylara, birbiri ardınca gelişen, her ne kadar münferit gibi görünüyor olsa da gitgide kitlesel tepkilere dönüşen saldırılar da ekleniyor. Bütün yeryüzünü esir alan salgın hastalıklar, depremler, küresel ısınma ve iklim değişiklikleri gibi afetlerin de patlak vermesiyle insanlık, hızını ve ölümcül etkisini gittikçe arttıran bir şiddet sarmalına mahkûm olmayı kaçınılmaz kaderine dönüştürüyor. Tecrübe ettiğimiz bu zorluklar karşısında bir araya gelmek ve makul çözümler üretmek varken dünyanın enerjisi maalesef suni gündemlerle tüketiliyor.

Son dönemde özellikle İslam ve Müslüman ile terör ve terörist kavramlarını yan yana getirmek suretiyle oluşturulmaya çalışılan algının en çok da Müslümanlara zarar verdiği doğrudur. Ancak üretilen korkular ile adı barış olan bir dinin müntesiplerini hedef aldığını zannedenler çok büyük yanılgı içindedirler; zira yeryüzünün farklı coğrafyalarında üretilmiş bulunan korkular artık her dinden ve her görüşten insanı kuşatan bir gerilim ortamını beslemekte, önüne gelen tüm engelleri silip süpüren bir öfke seline dönüşmektedir. Nitekim Yeni Zelanda’da bir cami baskınında ya da Afganistan’da bir üniversite yerleşkesinde yaşanan katliamın sebep olduğu acılar ve doğurduğu gerilimler sadece Müslümanların sorunu olmadığı gibi Fransa’da ya da Avusturya’da bir ibadethanede gerçekleştirilen saldırılar da yalnızca Hıristiyanların veya Yahudilerin sorunu değildir. Sokakları saran korku, yolları kesen terör, insanları hedef alan şiddet ve yarınlara dair umutlarımızı söndüren bunalım, tüm dünyanın sorunudur. Yeryüzünün hangi noktasında meydana gelirse gelsin, hangi sâikle ve hangi boyutta gerçekleşirse gerçekleşsin, terörizmi de teröristleri de aynı şiddetle kınıyor, aynı öfkeyle reddediyoruz.

Batı dünyasında uzunca bir süredir işaretleri görülen, ancak özellikle son yıllarda hortlayan ırkçı, faşist, din dışı ve ateist bir bakış açısının tüm dünyada akıllara ket vurduğunu, kalpleri kararttığını; kulakları sağır, gözleri kör ettiğini belirtmek istiyoruz. Başını Fransa Cumhurbaşkanının çektiği siyasîler, terörle özdeşleştirdikleri İslam dünyasına ve Müslümanlara karşı akla ziyan ithamlarda bulunmaktadırlar. Daha önce onlarca insanı ölüme götüren, milyarlarca insanı endişeye sevk eden ve insanların en değerlisi Hz. Muhammed’e hakaretler içeren karikatürlerin devlet marifetiyle yeniden gündeme getirilmesi, Fransız hükümetinin söz konusu karikatürleri devlet kurumlarının duvarlarına yansıtması, yeni bir 11 Eylül sendromu yaratma amacına matuftur. Bu adımları atanların medeniyetle, barış ve özgürlükle, hak ve hukukla barışık olmadıkları açıktır. Öte yandan bu hakaretlere karşı demokratik haklarını kullanarak protesto eylemleri düzenleyen Müslümanların gözaltına alınması, gönüllü teşekküller halinde hizmet veren sivil toplum kuruluşlarının birbiri ardınca kapatılması, mihrapların polis botlarıyla çiğnenmesi tam bir gözü dönmüşlük halidir. Halkı Müslüman olan bazı İslam ülkelerinde hükümetlerin Avrupa’daki bu hukuksuz uygulamaları makul gösteren açıklamaları ise çok daha esef vericidir. Belli ki dünya çapında planları olan bir ortak akıl, yanına aldığı yedek kuvvetleri sahaya sürmek suretiyle İslam dünyasını terörize etmeyi, yeni bir sosyal, kültürel ve hatta askeri işgal için icap eden son gerekçeleri tamamlamayı hesap etmektedir.

Bir arada yaşamanın bir tercih meselesi olmaktan çıktığı küresel dünyada farklılıklara karşı iyi niyetin, çifte standarda karşı hukukun ve adaletin, zulme karşı hak ve özgürlüklerin korunup kollanması ve bir ülkü olarak savunulması zaruridir. Dün olduğu gibi bugün de ihtiyaç duyduğumuz şey daha fazla çatışma değil, daha fazla uzlaşı; daha fazla sermaye değil, daha fazla paylaşım; daha fazla bencillik değil, daha fazla hoşgörü; daha fazla gerginlik değil; daha fazla sükûnettir. Zira insanlık, kendi varlığını ve refahını ikame etmek adına başkalarını yok sayanların ya da çatışmalara ve saldırılara sessiz kalanların yarattığı ölümcül tehditlere dayanma gücünün sınırına gelmiştir. Kin, nefret ve öfke sarmalını her geçen gün büyüten adaletsizliklerin yok edilmediği bir dünyanın karşı karşıya kalacağı kaos atmosferinde hiçbir yer güvenli sayılamaz.

Sonuç olarak, ortak değerlerimize yapılmış saldırılar karşısında gaflet uykusundan uyanacak, ayırım gözetmeksizin haklı talepleri bulunan tüm insanlığın hak ve hukukunu koruma mücadelesi başlatacak ve yeni bir dayanışma kültürünü doğuracak evrensel bir akla ve entelektüel birikime sahip olduğumuzu ispat edeceğiz. Güçlülerin haklı olduğu değil, haklıların güçlü olduğu yeni bir dünya idealine ulaşmak için gerekli olan barış ve özgürlük ruhu; dünya ve insanlık tasavvurunu “Kim bir insanı öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibi olur kim de bir hayatı kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur.”  (Mâide 4/31) ayetiyle ortaya koyan tüm İslam düşüncesinde fazlasıyla mevcuttur.”

Türkiye İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Konseyi

06.11.2020

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Kayseri Müftülüğü, Mevlid-i Nebi Haftası’nda Yetim Çocukları Sevindirdi

Kayseri İl Müftülüğünce Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle Eskişehir Bağları Osmanlı Camii’nde düzenlenen programda 130 yetim çocuğa kıyafet yardımında bulunuldu.

“Yetim Buluşmaları” adıyla düzenlenen program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Programda konuşan İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin Güven, “Diyanet İşleri Başkanlığı olarak Peygamberimiz (s.a.s.)’in doğduğu geceyi de içerisine alan haftayı Mevlid-i Nebevi Haftası olarak idrak ediyor ve çeşitli programlar düzenliyoruz. Bu yılın konusu da ‘Peygamberimiz ve Çocuk’ olarak belirlendi. Bizler de bu yıl çeşitli camilerimizde programlar yaptık, çocuklarımızla ve gençlerimizle bir araya geldik. Bir de Peygamberimiz (s.a.s.) yetim idi. Yetimlerin başını okşardı, onların ihtiyacını giderirdi. Onun (s.a.s.) ümmeti olarak bizler de Peygamberimizin çizdiği yoldan gidelim ve aynı zamanda Peygamberimizin sünnet-i seniyesini yerine getirelim istedik. Sizlerin onurlu ve şahsiyetli birer genç olarak yetişmesini istiyoruz.” dedi.

Müftü Güven şöyle devam etti:

“Nerede olursanız olun, İslam’a ve Müslümanlara katkı sağlayan ve yardım eden insanlar olun istiyoruz. Sizler de ülkemiz için, Suriye için, Afganistan için, Azerbaycan için, Müslümanlar nerelerde sıkıntı çekiyorlarsa oralardaki Müslümanların sıkıntılarının gitmesi için dua edin. Sizlerin duası önemlidir. Çocukların duası önemlidir. Hele hele yetimlerin duası daha da önemlidir. Onun için sizlerden sadece dua istiyoruz, dua bekliyoruz.”

Konuşmaların ardından 130 yetim çocuğa kaban, pantolon ve ayakkabıdan oluşan kıyafet yardımı yapıldı.

Programa İl Müftüsü Prof. Dr. Şahin Güven, İl Müftü yardımcıları, ilçe müftüleri, din görevlileri, yetim çocuklar ve aileleri katıldı.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Diyanet’ten İzmirli depremzedelere manevi destek

Diyanet İşleri Başkanlığı İzmir’de yaşanan 6,6 şiddetindeki depremde yaralanan, yakınlarını ve evlerini kaybeden vatandaşların yanında olmak amacıyla manevi destek ekipleriyle ziyaretler va moral motivasyon çalışmaları yürütüyor.

Depremin meydana geldiği ilk andan itibaren bölgeye hareket eden Diyanet İşleri Başkanlığı Göç ve Manevi Destek Daire Başkanı Bayram Demirtaş, “Manevi Destek ekiplerimiz ve din görevlielrimiz depremden etkilenen vatandaşlarımızı ziyaret ederek acılarına ortak oluyor. Bu bağlamda depremde yaralanan, yakınlarını ve evlerini kaybeden vatandaşlarımız doğal olarak bir travma yaşıyor. Elbette bölgede devletimizin bütün kurumları hummalı bir çalışma yürütüyor. Diğer yandan oluşan travma neticesinde vatandaşlarımza manevi desteğin de sağlanması gerekiyor. Zor zamanları birlikte atlatacağız. Ekiplerimiz, hocalarımız hastanelerde olan vatandaşlarımız başta olmak üzere sığınma merkezlerinde kalan depremzede kardeşlerimizi ziyaret ederek acılarına ortak oluyor.” dedi.

KAYNAK: DİYANET HABER

Kategoriler
Genel Gündem İslamiyet

Sidney Din Hizmetleri Ataşeliği, Mevlid-i Nebi Haftası Dolayısıyla Bir Dizi Etkinlik Düzenledi

Sidney Din Hizmetleri AtaşeliğiMevlid-i Nebi Haftası dolayısıyla bir dizi etkinlik düzenledi.

Ataşelik, öncelikle Mevlid-i Nebi Haftası kapsamında “Peygamberimiz ve Çocuk” temasına uygun olarak Sidney Maarif Okulu’nda öğrenim gören öğrencilere Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından 220 adet “Learning About My Prophet” ve “Learning About My Book” isimli kitapları hediye etti.

Din Hizmetleri Ataşesi Bilal Aksoy ve Auburn Gelibolu Camii Din Görevlisi Enes Özkan,  kitapları hediye ederken Avustralya Maarif Vakfı Sorumlusu Necmi Uzun ve Okul Müdürü Zeynep Yaseen de kendilerine eşlik etti.

Mevlid-i Nebi Haftası’na dair öğrencilere bilgi veren Din Hizmetleri Ataşesi Bilal Aksoy, “Geleceğimizin teminatı yavrularımızın, Hz. Peygamber’i, O’nun mesajını ve sahih dini bilgiyi güvenilir kaynaklardan öğrenmeleri çok önemli” dedi.

Auburn Gelibolu Camii’ndedüzenlenen Mevlid-i Şerif Programı’na cami cemaatinin yanı sıra çok sayıda çocuk katıldı.

Sidney Din Hizmetleri Ataşeliğince düzenlenen “Mevlid-i Nebi Haftası Özel Programı” ise Başkonsolos Ali Sevim’in selamlama konuşması ile başladı.

Başkonsolos Sevim, “Hiçbir baba evladına güzel ahlaktan daha değerli bir miras bırakmamıştır” hadis-i şerifini hatırlatarak, çocukların eğitimine önem verilmesi gerektiğini belirtti.

Programda din görevlilerince Kur’an-ı Kerim tilaveti sunuldu, ilahi, kaside ve salavat-ı şerifeler okundu.

Kur’an-ı Kerim’den örneklerle çocuk ve çocuk haklarına dikkati çeken Din Hizmetleri Ataşesi Bilal Aksoy, dünyadaki sokak çocuklarının, çocuk ölümlerinin, çocuk yaşta cinsel ve fiziki şiddete maruz kalan çocuk sayılarının çok yüksek olduğuna, cahiliye dönemi zihniyetinin her devirde ve çağda şekil değiştirmek suretiyle varlığını sürdürebildiğine işaret etti.

İnsanlığın İslam’ın evrensel değerlerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğuna işaret eden Aksoy, son zamanlarda yükselişte olan İslamofobia ve anti-İslam hareketlerin vicdanları yaraladığına, İslam dünyasının akl-ı selim ile birlik ve beraberlik mesajı vermesi gerektiğine dikkat çekti.  

Mevlid-i Nebi Haftası programları, Avustralya Diyanet Vakfı ve camilerin sosyal medya hesaplarından da takipçileriyle paylaşıldı.

Sidney Auburn Gelibolu Camii’ne yapılan saldırı

Öte yandan 25 Ekim’de Sidney’de bulunan Auburn Gelibolu Camii’ne yapılan saldırıdan sonra Avustralya içinden ve dışından destek mesajları yağdı.

Siyasilerin yanı sıra sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş, telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

Sidney’de faaliyet gösteren Müslüman kuruluşlarının temsilcileri, heyetler halinde Auburn Gelibolu Camii’ni ziyaret ederek desteklerini ilettiler.

Toplumun bütün kesimlerinden iletilen destek mesajlarında, İslam dinini birleştirici ve bütünleştirici gücüne vurgu yapıldı.

Sidney Din Hizmetleri Ataşesi Bilal Aksoy, camiyi ziyarete gelenlere yaptığı hitabında, bütün ibadethanelerin kutsallığı olduğunu, özellikle İslamofobia ve İslam karşıtlığının son günlerde tekrar yükselişe geçmesi nedeniyle dünya Müslümanlarının daha dikkatli olmaları gerektiği ve Kabe’nin birer şubesi olan cami ve mescitlerin daha çok korunmaya ihtiyacı olduğunu belirterek desteğini ileten herkese teşekkür etti.

Gelibolu Camii Dernek Başkanı Dr. Abdurrahman Asaroğlu ise camiye geçmiş olsun ziyaretine gelen heyetlere camiye yönelik saldırı üzerine güvenlik güçlerince başlatılan soruşturma hakkında bilgi verdi.

KAYNAK: DİYANET HABER